Tarsus Borsası Haberler


02

Tarsus Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kaya, gündeme, ekonomiye ve ticarete ilişkin değerlendirmelerde bulunarak “Yeni yıl yaşadığımız seneye ilişkin değerlendirmeler yapmak için bir vesiledir. Türkiye küresel krizin etkilerini en çabuk atlatan ülkelerden birisi olmuştur." dedi.

2017 yılını geride bırakarak yeni yıl için temennisini " Hepimizin ortak dileği ülkemizin refahı,milletimizin zenginleşmesidir" ifade eden Başkan Murat Kaya sözlerine şu şekilde devam etti.“ Ülkemizin refahı, istikrarı, huzuru için temelinde sağlam bir ekonomiye ihtiyacımız var. Özel sektörde İŞ yapan, AŞ yaratan bizlerin önündeki engeller kaldırıldığında neler yapabileceğimizi geçmiş yıllarda olduğu gibi gelecek yıllarda da yeni başarı hikayeleri yazarak ispat edecek güce ve ruha sahibiz. Türkiye son 5 yılda ve özellikle 2017 yılında Milli İstihdam Seferberliği ile Avrupa'da en fazla istihdam artıran ülke oldu. İstihdamdaki başarımızı 2018 yılında da hükümetimizin istihdamı teşvik eden adımlarıyla ve yenilecek yeni teşvik modelleri ile inşallah devam ettireceğiz.Biz Üreten bir Ülkeyiz. Bunu her alanda ifade etmekten onur duyuyorum. Türkiye büyük bir ülkedir.  Her sorunu aşacak güçte, birliğini, istikrarını muhafaza edecek kuvvettedir.Dileğim O'dur ki; 2018 yılı da gerek istihdam da, gerek ekonomik alanda Türkiye’nin başarılarının konuşulacağı, Türkiye'nin ALTIN senesi olsun. Biz müteşebbisler, BİZ iş dünyası adına üzerimize düşen görevi layıkıyla yapacağız. Daha fazla yatırım, daha çok kişiye iş imkanı, daha refah bir Türkiye için birlik ve beraberlik içerisinde kenetlenerek çalışacağız.

ÜLKEMİZ TARIMINDA YAŞANANLAR

Türkiye 2017 yılında 160 milyar lira tarımsal hâsıla elde etti.Tarımsal üretimde Avrupa'da 1. sıradayız. 186 ülkeye, 1.730 çeşit tarımsal ürün ihraç eden Ülkem, 16 milyar dolarlık tarımsal ihracat hasılasına sahip.

Ancak, tarımsal girdilerimizin büyük kısmını dışarıdan tedarik ediyoruz. Tarımsal girdileri maliyet açısından en çok etkileyen gübreyi, tarımsal ilaçları ve makineleri ne yazık ki çoğunu ithal ediyoruz.İşte tam bu noktada, küresel değişim aracının başrol oyuncusu dövizde yaşanan dalgalanmalar ve artışlar sahnenin ahengini, aktörlerin rollerini değiştiriyor. Bu değişimin en çok olumsuz etkilediği sektörlerin başında da tarım geliyor. Veriler gösteriyor ki; biz 5,5 milyon kişiyi tarım alanında istihdam ettiriyoruz. Yani tarım, istihdamın KALB'i.

Yaklaşık 850 milyar dolar ekonomik büyüklükle, dünyanın 17. ve Avrupa’nın 6.büyük ekonomisi Türkiye’nin gayrisafi yurtiçi hasıla’da tarımın payı, % 7 civarındayken  dünya ortalaması  % 4'dür. Türkiye nin istihdamının yaklaşık % 20’si tarım sektöründedir.Türkiye 100 milyar dolar civarında tarımsal üretim değerine sahiptir. Türkiye’de tarımsal ürünlerin toplam ithalattaki payı % 8 toplam ihracattaki payı % 11 civarındadır.

Bu noktada;

Tarım; Türkiye ekonomisinin lokomotif ve en stratejik sektörlerinin biridir. Ancak, Yağlı Tohumlar üretimimiz yurtiçi ihtiyacımızı karşılamaktan çok uzaktır.Türkiye, sahip olduğu verimli topraklar, sulama imkanları, rekabet gücü ve önemli ihraç pazarları ile Türk tarımının önemi her geçen gün daha da artmaktadır. Bu bağlamda Türk çiftçisine ve Türk sanayicisine de destekler artarak devam etmelidir.

Tarımda daha iyi tasarlanmış bir sistemin gerekliliği var. Tarım sektörüne, tarımsal desteklere, tarımın  iç ve dış ticaretine yeni bir vizyon getirmeliyiz.Yüksek teknolojisi ile rekabet ettirecek ve inovatif üretim altyapısı ile yüksek kalite ve verim sağlayacak bir yapıya geçiş sağlamalıyız.Tarım politikalarımızı yenileyerek tarım sektörümüzü rekabet içinde olduğumuz ülkelere göre daha cazip, tercih edilen ve bu rekabete uyumlu hale getirmeliyiz.Kısacası bizim acilen sanayide 4.0 gibi tarım sektörünü de dönüşüme , değişime götürecek devrim yapmamız şart.

EKONOMİ ve İSTİHDAM

Dünya büyük ve soğuk bir ekonomik krizin içinde.2017 yılında 28,8 milyon istihdam sayısıyla tüm zamanların en yüksek istihdam rakamına ulaştık. Son 1 yılda 1,5 milyon kişiye ilave istihdam sağladık.Avrupanın en çok istihdam sağlayan Ülkesi olduk. Ekonomimiz yüzde 5'den fazla büyüdü. Fırsatları gözden kaçırmadan, riskleri göz ardı etmeden Türkiyenin çok çalışmaya ihtiyacı var. Kamu, üniversite ve özel sektör 3'lü sac ayağı modeli ile birlikte çalışarak, ekonomimizdeki büyümeyi kendi üretimimizle, kendi markalarımızla, kendi istihdam kaynağımızla, kendi teknolojimizle 2023 hedeflerine doğru ilerleyeceğiz.Hedefimiz BÜYÜK ve GÜÇLÜ Türkiye.Bu doğrultuda, iş adamlarımıza, girişimcilerimize, sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düşmektedir.

Eğer bugün Türkiye yüzde 11’lerin üzerinde büyüme oranıyla dünya birincisi olma imkanını yakaladıysa bu hep beraber oldu. Bizim önümüz açılırsa yaptığımız üretime de, yatırıma da , istihdama da devam ederiz.

Özel sektörümüzün her temsilcisi Türkiye ekonomisini şahlandırmak amacındadır.Son yıllarda devamlı  büyüyen, gelişen Ekonomimiz ile bugün ekonomik büyüklükte dünyada 17’nci sıraya çıkmıştır. Hepimiz biliyoruz ki bu ülkenin gücü şu an geldiğimiz noktanın çok daha ötesinde. İstikrar ve güven ortamının sağlanması ve devamlılığı esas alınmasıyla biz müteşebbisler bu çıtayı daha da üst seviyelere taşımayı görev addederiz. Ekonomimizin geliştirilmesi açısından hem kamu kuruluşlarımızın, hem özel sektörümüzün, hemde kamu ve özel sektörün işbirliği içerisinde çalışması gereken alanlar var dolayısıyla biz bu üç farklı alanı da birbirine entegre etmeliyiz.  Bu şekilde bir çalışma sistemini benimsersek son yıllarda  göstermiş olduğumuz gelişmeye ayrı bir ivme katabileceğimizi düşünüyorum . Sivil toplum kuruluşlarının toplumda katılımcılık, demokrasinin gelişimi ve geleceğe yön verme açısından gücünü bu şekilde göstermesi de esas vazifesidir. Aslında ekonomi dediğimiz şey malın ve paranın birbirine ters yönde döndüğü bir faaliyetler zinciridir ve bu faaliyetler zinciri içerisinde ne kadar bulunduğunuz ortamdan mal gönderebiliyorsak ve bunun karşılığında ne kadar parasal kaynağı ters yönde Tarsus'a çekebiliyorsak o kadar artıdayız demektir. Bunun tersi de eksideyiz demektir. Ekonomimizin geliştirilmesi açısından hem kamu kuruluşlarımızın, hem özel sektörümüzün, hem de kamu ve özel sektörün işbirliği içerisinde çalışması gereken alanlar var dolayısıyla biz bu üç farklı alanı da birbirine entegre etmeliyiz.  Bu şekilde bir çalışma sistemini benimsersek son yıllarda  göstermiş olduğumuz gelişmeye ayrı bir ivme katabileceğimizi düşünüyorum.

İşin özü;Biz özellikle istidamın, ihracatın ve üretimin arttırılmasında hiçbir engel istemiyoruz.

 

ÜYELERİMİZE VERDİĞİMİZ HİZMETLERİN KALİTESİNİ VE MİKTARINI ARTIRDIK.

 

URGE projemizle üyelerimizin ihracat yapmalarına öncülük ettik

Türkiye Ürün Borsası A.Ş.'nin kurucu ortağı olduk,

Tarsus Gıda İhtisas OSB'nin kurucu ortağı olduk,

İŞKUR Hizmet noktamız ile üyelerimizin istihdam ihtiyacına yardımcı olduk

Tarsus’a Havacılık Ve Uzay Bilimleri Fakültesi Kurulması konusunda başarılı olduk

VII.Türkiye Ticaret ve Sanayi Şurası Toplantısında Tarım Arazilerinin Veraset Sorunu dile getirilerek Cumhur Başkanlığımıza sunulan dosyada veraset intikallerinin harçsız ve kolay yapılabilmesi önerimiz kabul edildi.

Gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilere ait ürünlerin, ticaret borsalarına tescil ettirilmesi ile ilgili Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile değişiklik yapılması konusunda önerimiz ile yasal para sınırı kaldırılması önerimiz kabul edildi.

Kredi Garanti Fonu (KGF) 'nu kullanılabilir hale getirilmesi amacıyla kefalet oranının %85 den %100 yükseltilmesi önerimiz kabul edildi.

SGK primlerindeki yükün kaldırılması için 2017 yılında Ocak-Şubat-Mart ayı SGK primleri faizsiz olarak Ekim-Kasım-Aralık ayına kadar ertelenmesi önerilerimiz kabul edildi.

Vergisini zamanında ödeyen, yükümlülüklerini ödeyen mükelleflere % 5 indirim uygulanması önerdik, önerimiz kabul edildi.

İstihdam Seferberliği hayata geçirilmesi için teşvik sistemini önerdik, önerimiz kabul edildi.

İş sağlığı ve iş Güvenliği kapsamında İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri hekimi çalıştırma konusunda Yasanın uygulanma tarihini 1 Temmuz 2020 yılına ertelenmesi önerimiz kabul edildi.

2017 de 65, son 2,5 yılda 169 yeni girişimcimizin iş sahibi olmasını sağladık.

Üyelerimizin sektörlerine ve kişisel gelişimlerine yönelik 30 dan fazla eğitim ve toplantı, personellerimize yönelik 25 eğitim düzenledik, sektör sorunlarına yönelik 10 rapor ve daha fazlası.

Biz Tarsus için çalışırken , Türkiye'yi düşünüyoruz.

Okunma Sayısı: 666
resim